Çavdar Tarlasında Çocuklar J. D. Salinger

Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın; çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır.
Paulho Coelho

Çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp cennet.

Arthur Schopenhauer

Bu iki alıntıyla başlamak istedim düşünmeye.Çavdar Tarlasında Çocuklar/J. D. Salinger ,okuduğumda.
ve ardından

“Derinlemesine hasta bir topluma uyum sağlamak bir sağlık ölçütü değildir.”
Jiddu Krishnamurti

özlü sözü anımsadım.

Nasıl anlattıldğı değil,ne anlattıldığı önemli bence.Çocuk masumiyetinden yetişkin sahteliğine geçişteki ergen sancılarını anlatabilmek,okuyucuyu düşündürerek,uçurumun kenarından yakalamadan önce uçurumun oluşmasını engellemenin yollarını arayacak, maskelerin ardına saklanmamış yetişkinlere ulaşabilmek için yazar kullandığı dil ve anlatımından emin ki. Okuyucu ile arasına kendisi dahi girmek istememiş ve basım için şartlar ileri sürmüş.

http://www.hurriyet.com.tr/okurla-kitabim-arasina-ben-bile-girmemeliyim-13640806

Nedir bunlar? Okuyalım.

  • Yazarın adının büyüklüğü, kitabın üzerindeki kitap adının büyüklüğünü geçemez.
    -Kitabın ön ya da arka kapağına kitabın satışını artırıcı reklam, resim, fotoğraf, yazar fotoğrafı vb. koyamazsınız. Düz bir renk olacak.
    -Kitabın ön ya da arka kapağına, kitabı ya da yazarı övücü bir metni bir yana bırakın, hakkında tek satır bile koyamazsınız.
  • Kitabın içine yazarın biyografisi, kazandığı ödüller, okuduğu okullar vb. hiçbir bilgi koyamazsınız
    -Kitabın üzerine kitabın kaçıncı baskı olduğu uyarısı koyamazsınız.

Varlıklı bir ailenin eğitimli bir genci , Holden Caulfield.Kitaplar,romanlar ve filmlerden bahseden,çevresini gözlemleyip yaşadıklarını kendince değerlendirebilen kültürlü bir genç aslında . Dışardan bakınca ise, uyumsuz ….En büyük şikayeti sahtelik.Yetişkinlerdeki maskeler den daha çok rahatsız edici bir şey yok .

Holden Caulfield,okumak,öğrenmek,çalışmak,varlığını sürdürmek istiyor sadece,uçurumdan düşerek yara alacağı bir dünyada değil de kendi özgünlüğü ile samimi ilişkilerin yaşandığı bir dünya da yaşamak istiyor… Tüm uyumsuzluğu bundan ibaret.

Çocuk masumiyetini kaybetmeden yetişkin olgunluğuna geçebilmenin bir yolu var mı?

Holden Caulfield’un hayali

‘’… büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta –yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey.’’

Çavdar Tarlasında Çocuklar
J. D. Salinger

Okurken etkilendiğim bir başka bölüm ise;

”Karar verdim, eve artık hiç gitmeyecektim, yeni bir okula daha gitmeyecektim…
Bir yerlerde, bir benzin istasyonunda bir iş bulurum diyordum, arabalara benzin yağ falan doldururdum. Nasıl bir iş olursa olsun fark etmezdi zaten. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımayayım bu yeterdi. Düşündüm,sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kağıda yazar bana uzatırdı. Bundan bir süre sonra sıkılınca da, ömrümün sonuna kadar insanlarla konuşmaktan kurtulurdum. Herkes beni sağır dilsiz herifin teki sanır, beni rahat bırakırdı. Salak arabalarına benzin yağ falan doldururdum onlar da bana bir maaş verirlerdi. Kazandığım parayla bir yerlerde kendime küçük bir kulübe yapar,ömrümün sonuna kadar orada yaşardım…
Eğer evlenmek istersem de gider kendim gibi sağır dilsiz bir kız bulur onunla evlenirdim.
Eğer çocuklarımız olursa onları bir yerlere saklardık. onlara bir sürü kitap alırdık, okuma yazmayı biz öğretirdik.”
Çavdar Tarlasında Çocuklar
J. D. Salinger

Çocuklarını korumak için saklama gereğini düşündürüyorsa bir gence toplum.Çocuğun topluma uyumsuzluğu değil, yetişkinlerin özüne uyumsuzluğu söz konusu demektir.Yetişkinlerin sorgulaması gereken bu.

Çocukların düşeceği uçurumların oluşmasını engelleyebilmek için, hayatı ve kitapları doğru okumak gerekiyor.

23.02.2019

Hatice Uğurlutepe