Cemile – Cengiz Aytmatov

Cemile,

Çok güzel bir kız olan Cemile; soylu, zengin bir aileye gelin olarak gider. Evlendikleri yıllarda II. Dünya Savaşı başlar ve her erkek gibi bu güzel kızın kocası da savaşa gider. Kocası savaştan çok uzun bir süre gelmediği için Cemile de arkasından, savaştan sakat olarak gelmiş Danyar adlı bir delikanlı ile savaş alanına gönüllü olarak erzak götürmeyi kabul eder. Cemile’nin kocası ailesine haber göndermek için mektup yazar. Yazar yazmasına ama mektupların sadece sonunda “karım Cemile’ye selam ederim” der. O günlerde hep Cemile’nin yanında olan Danyar, Cemile’nin günden güne ilgisini çeker. Göremediği, duyamadığı hatta yaşayıp yaşamadığını bile bilmediği kocasından çok daha fazla ilgi ve sıcaklık gösterir.

Cemile ile Danyar arasında bir aşk başlar. Haftalar geçer, aylar geçer. Yengesi Cemile ile Danyar’ın yakınlaştıklarını farkındadır. Bir gün Cemile ve Danyar’ın köyden kaçtıklarını görür. Arkalarından bağırır ama sesini duyuramaz. Cemile’nin eşi köye geri döner. Olaylara çok sinirlenir. Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür. Yazar, okumak için köyden ayrılır. Çok güzel resim yapabilmektedir. Kendisini geliştirir ve ünlü bir ressam olur.

Cengiz Aytmatov,

(Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов (Çıngız Torekuloviç Aitmatov)) (d. 12 Aralık 1928, SSCB – ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Sovyet Kırgız edebiyatçı, gazeteci, çevirmen, diplomat, ve siyasetçi. Türk Dünyası’nın ünlü yazarlarından..Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini bütün dünyaya tanıtan yazar, edebiyatçı.

Yaşamı

12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan’daki Talaseyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistan’ında seçkin devlet adamı idi, ancak 1937’de tutuklandı ve 1938’de kurşuna dizildi. Tatarkızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han’dan[kaynak belirtilmeli] esinlenerek konulmuştur.

Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşı’nın SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı.

Köyünden, Kazakistan’a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu’nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan’ın başkenti olanBişkek’e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü’nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü’ne geçti ve1956 ile 1958 yılları arasında Moskova’da okudu.

Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği’ne üye kabul edildi. 1963’te Lenin Ödülü’nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliğinive Rusya’yı, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyetini büyükelçi olarak temsil etti.

Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiğiRusya’nın Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da 16 Mayıs2008 rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi içinAlmanya’ya getirildi. Almanya’nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord’da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg’de hayatını yitirdi.

 

Eserleri

  1. Dünya Savaşısonrası yazarları arasında yer alan Aytmatov,Cemile’den önce birkaç kısa hikâye ve Yüzyüze`yi yazdı. Ancak yazarın kendini kanıtlamasını sağlayan kitap Cemile oldu; Louis Aragon Cemile`yi “dünyanın en güzel aşk hikâyesi” olarak tanımlamıştır.

Eserlerinde mitoloji ye oldukça yakın durdu; ancak onunki antik anlamından farklı olarak mitolojiyi çağdaş bir zeminde sentezlemek ve yeniden yaratmaktı. Eserlerinde mitlere, efsanelere ve halk hikâyelerine göndermeler yapmıştır.

1966’dan sonra eserlerini hep Rusça kaleme almıştır.

Eserleri 176 dile çevrilmiştir.