Haneye Ay Doğacak

Henüz 20 yaşındayken yazdığı ilk kitabı Hanene ay doğacak Yunus Nadi ödülü alan Şebnem İşigüzel, bütün objektif koşullar göz önüne alındığında oldukça güç bir işin altından kalkmayı başarmış diyebiliriz. Nitekim o yıllarda böylesine çetrefilli konularda, bu denli cesur olmak 20 yaşında bir genç kızın başarabileceği bir iş sanırım. Cesaretinden dolayı kutlamayı hak etse de biz nesnel yorumumuzu yapmaktan geri durmayacağız elbette.

Edebi açıdan baktığımda şunları söyleyebilirim: sade ve akıcı bir dili var, betimlemeleri iyi ve zaman zaman güçlü tespitleri olmakla birlikte kurgu açısından ufak problemleri var diyebilirim. O yaştaki bir genç kadının ilk kitabı için normal karşılanabilir (tolore edilebilir) bu kurgu problemi. Ama tabi bu kitabı gündemimize sokan şey esasen içeriği. Kitaba başlarken ön yargılıydım ve güçlü bir değerlendirmeye değecek bir kitap olacağını düşünmemiştim doğrusu. Ancak işler hiç de öyle gitmedi çünkü kitabın içeriği çok sarsıcı ve irrite edici. Ensest.
Benim açımdan konuyu daha da ilginç kılan şey yazarın ensesti ele alış biçimi. Asıl tartışılması gereken konu bu. İşigüzel, ensesti doğal hayatın akışı içerisinde sıradan, olağan bir durum gibi ele alıyor. Yargılamıyor ve tam karşıdan bakıyor. Okur olarak bu yansız durum rahatsız edici olabiliyor. Ana-oğul, baba-kız ilişkisini pornografinin her iki anlamıyla ele alırken tutunduğu tavır, ahlaki düzlem sorgulaması yaşatıyor. Bu sorgulama yazara karşı değil, toplumsal ahlaka karşı. Bizi irrite eden şey kendi ahlaki kodlarımız mı acaba sorusu tam karşınızda duruyor. Yazarın konuya yaklaşım biçiminin yanı sıra belki de yaşından mütevellit o dönem marjinal sayılabilecek her konuyu ve tiplemeyi öykülerine taşıma çabası bende Mahsun Kırmızıgül’ün sinemada yapmaya çalıştığı şeyi çağrıştırdı. Provokatif olma çabası fazlasıyla hissediliyor. Bir ilk kitap olmasına rağmen döneminde tartışmalar yaratmayı başarmış, bir süre de yasaklanmış (yanlış hatırlamıyorsam) bir kitap. Okurken fena halde rahatsız oldum. Ama rahatsızlık iyidir. Okuyunuz.
23.10.2018
Fethi Ahmet Avçin

favcin@hotmail.com

 

Etrafımizda ya da hayatın bir yerinde var olan gerçeklerle yüzleştirmek isterken abartıya kaçan yerleri olmakla beraber insanı yakalayan, sarsan bir kitap; bi yerden sonra devam edemeyip bıraktıracak türden.

 

25.10.2018
Güler Dede